Suratmp3

Surah Nebe

6,017 Ziyaret

Read Surah Nebe full online with english translation

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ١
Neyi soruşturuyorlar? 1
عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلۡعَظِيمِ٢
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi? 2
ٱلَّذِي هُمۡ فِيهِ مُخۡتَلِفُونَ٣
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi? 3
كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ٤
Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir. 4
ثُمَّ كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ٥
Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir. 5
أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ مِهَٰدٗا٦
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı? 6
وَٱلۡجِبَالَ أَوۡتَادٗا٧
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı? 7
وَخَلَقۡنَٰكُمۡ أَزۡوَٰجٗا٨
Sizi çift çift yarattık; 8
وَجَعَلۡنَا نَوۡمَكُمۡ سُبَاتٗا٩
Uykunuzu dinlenme vakti kıldık; 9
وَجَعَلۡنَا ٱلَّيۡلَ لِبَاسٗا١٠
Geceyi bir örtü yaptık; 10
وَجَعَلۡنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشٗا١١
Gündüzü geçimi sağlama vakti kıldık; 11
وَبَنَيۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعٗا شِدَادٗا١٢
Üstünüze yedi kat sağlam gök bina ettik; 12
وَجَعَلۡنَا سِرَاجٗا وَهَّاجٗا١٣
Parlak ışık veren güneşi varettik; 13
وَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلۡمُعۡصِرَٰتِ مَآءٗ ثَجَّاجٗا١٤
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık. 14
لِّنُخۡرِجَ بِهِۦ حَبّٗا وَنَبَاتٗا١٥
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık. 15
وَجَنَّـٰتٍ أَلۡفَافًا١٦
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık. 16
إِنَّ يَوۡمَ ٱلۡفَصۡلِ كَانَ مِيقَٰتٗا١٧
Doğrusu, hüküm gününün vakti elbette tesbit edilmiştir. 17
يَوۡمَ يُنفَخُ فِي ٱلصُّورِ فَتَأۡتُونَ أَفۡوَاجٗا١٨
Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz. 18
وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ أَبۡوَٰبٗا١٩
Gökler kapı kapı açılacaktır. 19
وَسُيِّرَتِ ٱلۡجِبَالُ فَكَانَتۡ سَرَابًا٢٠
Dağlar yürütülüp serap olacaktır. 20
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتۡ مِرۡصَادٗا٢١
Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır. 21
لِّلطَّـٰغِينَ مَــَٔابٗا٢٢
Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır. 22
لَّـٰبِثِينَ فِيهَآ أَحۡقَابٗا٢٣
Orada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır. 23
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرۡدٗا وَلَا شَرَابًا٢٤
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin.... 24
إِلَّا حَمِيمٗا وَغَسَّاقٗا٢٥
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin.... 25
جَزَآءٗ وِفَاقًا٢٦
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin.... 26
إِنَّهُمۡ كَانُواْ لَا يَرۡجُونَ حِسَابٗا٢٧
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı. 27
وَكَذَّبُواْ بِــَٔايَٰتِنَا كِذَّابٗا٢٨
Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı. 28
وَكُلَّ شَيۡءٍ أَحۡصَيۡنَٰهُ كِتَٰبٗا٢٩
Biz de herşeyi yazıp saymışızdır. 29
فَذُوقُواْ فَلَن نَّزِيدَكُمۡ إِلَّا عَذَابًا٣٠
Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız." 30
إِنَّ لِلۡمُتَّقِينَ مَفَازًا٣١
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır. 31
حَدَآئِقَ وَأَعۡنَٰبٗا٣٢
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır. 32
وَكَوَاعِبَ أَتۡرَابٗا٣٣
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır. 33
وَكَأۡسٗا دِهَاقٗا٣٤
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır. 34
لَّا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوٗا وَلَا كِذَّـٰبٗا٣٥
Orada boş ve yalan söz işitmezler. 35
جَزَآءٗ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابٗا٣٦
Bunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir. 36
رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا ٱلرَّحۡمَٰنِۖ لَا يَمۡلِكُونَ مِنۡهُ خِطَابٗا٣٧
O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah'tır. 37
يَوۡمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ صَفّٗاۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنۡ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَقَالَ صَوَابٗا٣٨
Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir. 38
ذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمُ ٱلۡحَقُّۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَــَٔابًا٣٩
İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser. 39
إِنَّآ أَنذَرۡنَٰكُمۡ عَذَابٗا قَرِيبٗا يَوۡمَ يَنظُرُ ٱلۡمَرۡءُ مَا قَدَّمَتۡ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلۡكَافِرُ يَٰلَيۡتَنِي كُنتُ تُرَٰبَۢا٤٠
Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der. 40